ANKA KUŞU OLABİLMEK! BÜTÜN MESELE BU!

Köşe yazarımız Semra Yarım'dan eşsiz bir yazı.
Bu haber 2015-04-07 20:32:04 eklenmiş ve 1699 kez görüntülenmiştir.
Sizlere güzel bir hikâyeden bahsedeceğim.
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan  Anka Kuşu, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş... Kuşlar ANKA'ya inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da ANKA'yı bekler dururlarmış.
Ne var ki, ANKA ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü ANKA'nın kanadından bir tüy bulmuş. 
ANKA'nın var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte ANKA’nın huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak ANKA’nın yuvası; Etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş.
Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar.
Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce Bülbül güle olan aşkını hatırlayıp geri dönmüş, Ardından Papağan tüyleri yüzünden kafese kapatılsa da o güzelim tüylerini bahane etmiş,
Sonra Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış,
Baykuş yıkıntılarını özlemiş, Balıkçıl kuşu bataklığını....
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.
Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
ANKA’nın yuvasını bulunca öğrenmişler ki;
"ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.
Onların hepsi ANKA imiş. Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve “ yok oluşu“ da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer ANKA olmayı göze almadıkça, bataklığımızda,  tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.
Yani konuşmaktan, bağırmaktan, haksızın yüzüne haksızlığını haykırmaktan dik durmaktan korkmayın.
Değerlerinizden vazgeçmeyin. Mücadeleyi bırakmayın.
Bugün kaybedecekleriniz için endişe ederseniz yarın kaybedecek bir şeyiniz kalmadığını göreceksiniz.
Sağa sola yalpalamayın artık.
Gün kavga günü, gün arsızdan, namussuzdan hesap sorma günü.
Gün yarını bugünden kurma günü.
O şartlar altında o kadarcık nüfus ile 10 yılda bir ülkenin etrafı demir ağlar ile örülüyorsa,  bugünün şartları ve bugünün nüfusu ile 1 günde YENİDEN TAM BAĞIMSIZ  TÜRKİYE kurulabilir.
Yeter ki kavganıza sahip çıkın. Yeter ki arkadaşlarınızı kavganın ortasında yalnız  bırakmayın.
Birer ANKA olmayı göze almazsanız, bataklığınızdan, tüneklerinizden ve kafeslerinizden ve  esaret altında yaşamaktan kurtulamayacaksınız.
Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır.
Fazla bir şey demeden bu yazıyı da burada noktalıyorken bir şeyler anlatabildiğimi umuyorum.
İyi seyirler değil, sağlam direnişler iyi eylemler diliyorum.
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
TEBRİKLER GÜZEL BİR YAZI
HASANBABACAN 2015-04-08 11:10:42
ÇOK GÜZEL BİR YAZI TEBRİKLER
GÜZEL BİR YAZI
HASANBABACAN 2015-04-08 11:06:54
ÇOK GÜZEL BİR YAZI
Yokolus
ahmet 2015-04-07 21:06:02
Oncelikle yaziniz harika olmus kutlarim sizi ama yanimizda dovulene dusene sahip cikmazsak zamanla yokolmak kacinilmaz olur direne direne ezile ezilede olsa biz kazanacaz
Toplam 3 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer YEREL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Seri İlanlar
Yeni UMUT Gazetesi Haber Sitesi
© Copyright 2013 DKM YAZILIM HER TÜR HAKKI SAKLIDIR.... Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA